Mamografi , Magnetikrezonans , Meme Hastalığı , Ultrason , Fibroadenom , Meme Kanseri Vitale hastanesi | Hoşgeldiniz | Vitale hastanesi,Kadın hastalıkları ve doğum hastanesi,Kadın hastalıkları hastanesi,doğum hastanesi
 SKS Dökümanları

MAMOGRAFİ

Meme hastalıkları tanısında mamografi ile beraber ultrason en sık kullanılan yöntemlerdir. Magnetikrezonans görüntüleme (MR) ve sintigrafi gibi tetkikler ikinci aşamalarda gerektiği durumlarda uygulanabilir. Mamografi, hala meme kanseri tanısı için altın standarttır.

1. Neden mamografi çektirmeliyim?
Meme kanseri, yaklaşık olarak her on kadından birinin, yaşamı boyunca herhangi bir aşamada karşısına çıkacak kadar sıktır. Henüz hastanın veya onu muayene eden doktorun eline bir kitle-şişlik gelmediği erken dönemde bile, mamografi, kanserin bazı erken bulgularını gösterebilmektedir. Bazı gelişmiş Kuzey Avrupa ülkeleri, Amerika ve Kanada'da, 1960'lardan beri süren çalışmalarda, mamografi taramalarıyla, meme kanserinden ölüm oranları yaklaşık olarak %30 azaltılabilmiştir.

2. Ne zaman ve ne sıklıkta mamografi çektirmeliyim?
Meme kanseri olasılığı, özellikle 40 yaş sonrasında yükselir. Bu nedenle, kontrol-tarama amaçlı mamografiler ideal olarak, 40 yaşında başlanarak her yıl çekilir.

3. 40 yaşından önce, memede bir şişlik-kitle fark edersem veya muayene eden doktorum, bir kitleden şüphelenirse, ne yapılır?
Bu durumda, öncelikle ultrason ile görüntüleme yapılır. Gerekirse mamografi de çekilebilir. 40 yaş üstündeki böyle bir hastada ideal olarak hem mamografi, hem ultrason uygulanır.

4. Mamografi ve ultrason ile meme kanseri tanısı nasıl konur? Kanser şüphesi olduğunda ne yapılır?
Mamografi ve meme ultrasonu, memenin görüntülenmesinde kullanılan temel cihazlardır. Özellikle son yıllardaki dijital teknolojidenyararlanan gelişmiş cihazlar kullanan ve bu konuda deneyimli olan radyologlar, memede gördükleri değişikliklerin veya kitlelerin büyük bir kısmında iyi huylu-kötü huylu ayrımını yapabilirler. Hastanın ya da muayene eden doktorun eline gelen şişliklerin büyük bir kısmı iyi huylu tümörler veya kistlerdir. Bu zararsız kitleler (fibroadenom ve benzerleri) ve kistler, özellikle 30-50 yaş grubunda oldukça sık görülür. Bunların çoğu, ultrason ve mamografi ile kanserden ayırt edilebilirler. Kanser şüphesi olduğunda, radyolog, hastaya biopsi gerektiğini açıklar ve hastayı gönderen doktorla iletişim kurarak, biopsinin nasıl yapılması gerektiğini kararlaştırır. Kanser olasılığı çok düşük olan bazı kitleler, ultrason ve/veya mamografi ile, birkaç aylık aralarla izlenerek, büyümedikleri-değişmediklerinden emin olunur ve kanser olasılığı böylece ekarte edilir.
içerik hazırlanıyor